Close

Not a member yet? Register now and get started.

lock and key

Sign in to your account.

Account Login

Forgot your password?

computer monitor

Kurslarımızı İnceleyin...Dersler Hakkında Bilgi Almak İçin Bize Ulaşın...

Kurslarımız Keman Dersi , Gitar Dersi , Piyano Dersi , Viyola , Konservatuara Hazırlık Eğitimi , Şan Eğitimi , Çello Dersi , Bas Gitar Dersi , Bağlama Dersi ,

Buziki

blog post image

 

Dünyada bugün en çok rağbet gören müzik aletlerinin başında gelen gitarın, evrimsel gelişimi çok ilginç bir süreç izlemiştir. 13. yüzyılın sonları ve 14. Yüzyılın başlarında, Avrupa’da; kuş tüyü bir pena ile çalınan ‘Gautiri’ adlı, yatık ‘8’ şeklinde bir çalgının varlığından sıklıkla söz eldir ve bunun bugünkü gitarın byük büyük babası olduğu kabul edilir…
Oysa, gitar; 1500 yılı aşkın bir sürede, kavimler göçü ile gerçekleşen ilginç bir evrim süreci yaşamıştır.
Gitarın bir İspanyol milli sazı olduğu görüşü; kısmen doğru olsa da, esasen atası Çin’e uzanan bir ailenin son kolu olarak görülebilir.
a
3. Yüzyıl başlarında; Çinli halı dokumacıları, üçgen biçiminde yaptıkları kasnakları, sert sicim ile dolayıp, keçe halılar dokuyorlardı. Bu sırada, sert sicimin çıkardığı sesler zamanla, üçgen kasnakların, ‘Tuitti-mu’ adı ile bir halk sazına dönüşmesine yol açtı.
Tuitti-mu, zamanla Çin coğrafyasına yayıldı ama ses rengi tekdüze ve 5 perdeli nota ile sınırlı olduğu için, bazı yetersizlikler yaşanıyordu. Doğu Türkistanlı Şaman Din Adamları, Yu ayinlerinde, ilginç bazı müziklere de yer veriyorlardı. Bu müziklerin icrası sırasında kullanlan ‘Tuiti-aratu’ adlı saz, esasen Tuitti-mu’nun biraz değiştirilmiş haliydi.
Bu sazın sesi, renk olarak su içindeki bir metal çarpışmasını andırıyordu. Söz konusu sazın çok değişik ve biraz daha düzenlenmiş versiyonuna, Azerbaycan’da ‘Lautar’ olarak gördü insanlar. Bu saz, zamanla; üç farklı çeşide büründü ve Azerbaycan bölgesined kalan ‘Tar’, biraz daha ünye bölgesine giden ‘Auta’, kzeye giden türü ise, sesli tel anlamına gelen ‘Aurtaraliayca’ adını aldı. ‘Aurtaraliayca’ zamanla ‘Baalayka’ya, ‘Auta’ ise ‘Ud’ halne gelecekti. Tar ise, Azerbaycan milli sazı olarak kalacaktı.
Telli sazların popüler hale gelemsi ile, Orta Asya coğrafyasında, bu ynde bir sektör bile oluştu. Türklerin Anadolu’ya girmesinin ardından, o dönemde en meşhur çalgı olan Tar yapımı için, halk tezgahları kuruldu. Ancak çeşitli ağaçlardan farklı farklı tarlar ortaya çıktı. Bunalrın gvdesi oval, sapı ince-uzun bir görünüme sahipti. Eski Türkçe’de ses çıkartan anlamına gelen ‘Bagama’ adlı bu çalgı, bugünkü ‘Bağlama’nın atasıydı.